Grafik Tasarımcıların Okuması Gereken Kitaplar Serisi

Grafik Tasarımı Ne İçindir?

Grafik tasarım iletişim kurmak içindir: seyirciler, izleyiciler, kullanıcılar, alıcılar, ziyaretçiler, katılımcılar, yoldan geçenler, tüketiciler, müşteriler ve aboneler. Ancak tasarımcıların tüm bu insanlarla ne derece temasa geçtikleri, çarpıcı şekilde değişkenlik göstermektedir. Bazıları kendileri için tasarım yapar. Bazıları başka tasarımcılar için tasarlar. Bazıları bir müşterinin anlayışına göre tasarlar. Bazıları ise çalışmanın hedef kitlesini bulur, bu kitlenin beğenilerini belirler ve hatta bazen tasarıma katkıda bulunmaları için bu kitlenin fikirlerini alır.

Konuyu genel kavramlarla ele almaya başlayıp yanıtları ayrıntılarda bulan kitap, farklı alanlarda farklı konulara hizmet eden disiplinlerarası küresel bir dil olan grafik tasarımı bileşenlerine bölerek araştırıyor.

Grafik Tasarım Ne İçindir?, amacı "alıcısına" en kapsamlı ve en iyi şekilde hizmet etmek olan tasarımcının, film jeneriklerinden bilgi tasarımına, televizyon yayın tasarımından müziğin görselleştirilmesine, yazı tasarımından kitap tasarımına, yazılım tasarımından reklam tasarımına ve daha fazlasına ulaşabileceği, uluslararası örnekleri ve temsilcileri görebileceği bir başvuru kitabıdır.

Grafik Tasarım

Grafik tasarım "ticaret ve sanayi alanlarındaki uygulamalı sanatlar" Avrupa’da, 20. yüzyılın arifesinde, dekoratif sanatların yenilenmesiyle doğdu. Ardından, Moskova, Berlin ve Amsterdam’da, Dadacılarla yapısalcıların çabalarıyla, De Stijl ve Bauhaus’la, kolaj, fotomontaj ve yeni bir tipografi temelli modern grafikçilik ortaya çıktı. İkinci Dünya Savaşı’ndan ve Avrupalı sanatçıların büyük çoğunluğunun Amerika’ya göçmesinden sonra, avangard anlayış hemen her yerde "uluslararası biçem"e kaydı. Reklam ajansları bütün dünyayı sardı... Alain Weill Avrupa ve Amerika’da, ister ticari olsun ister kültürel, tüm girişimlerde bilgisayarın gelişinden önce büyük afişçilerin öyküsünü anlatıyor bize.

Yaratıcı Tasarımın Temelleri

Yaratıcı Tasarımın Temelleri, Literatür Akademik Temeller Dizisi'nde yer alan diğer kitaplar gibi görsel sanatlar öğrencilerine grafik tasarımın ana öğelerini ve bunları ortaya çıkaran düşünceleri tanıtmaktadır. Bu kitaplar, öğrencilerin ve profesyonellerin çalışmalarından örneklerle hazırlanmış, şemalaştırılmış, esin veren görsellikle uygulamalı görsel sanatlara bir giriş sunuyor.

Günümüzde grafik tasarım alanında fark edilmek, iyi bir izlenim bırakmak ve müşterilerin dikkatini çekmek için rekabet eden rakipler çoğaldıkça tasarım yapmak giderek zorlaşıyor. Yaratıcı Tasarımın Temelleri, göz alıcı ve verimli tasarımlar üretmenin temellerine tam olarak hâkim olmanın yollarını sunuyor ve okuyucuyu adım adım yaratıcı sürecin basamaklarından geçiriyor. Kitapta yer alan başlıklar format, sayfa düzeni, ızgaralar, tipografi, renk, imge, baskı ve sonlandırma.

Çağdaş tasarımcıların, akademisyenlerin ve öğrencilerin tasarım sürecinde karşılaşabilecekleri pratik konuların yanı sıra tasarım teorileri ve tarihi hakkında da bilgiler içeren Yaratıcı Tasarımın Temelleri, grafik tasarımla ilgili önemli bir rehberdir.

İmgeden Baskıya Grafik Tasarım

Grafik tasarımcı ya da sanatçısı farklı amaçlar için üretim yapabilir. Bu amaç bazen salt bireysel haz ve bazen reklam ve tanıtım çabası olabilir. Sonuçta hangi amaca yönelik olursa olsun, temel olarak grafik tasarım bir iletişim kurma çabasına hizmet etmektedir. Bu bağlamda sanatçı tasarım sürecinde ele aldığı konuyu incelerken imgelerden yararlanabilir. Yarattığı görsele mesajı yüklerken imgenin ortak algısından ve anlamından faydalanabilir. Bazen de mesajı etkili şekilde ulaştırmak için grafik tasarımın içerisinde sanatçı kendisi görsel bağlamda imgeler yaratabilir.
Bahsi geçen bu yaratım sürecinde, ister imge oluşturmak için bir illüstrasyon tasarımı olsun; ister bir amblem veya afiş tasarımı olsun, tamamı grafik tasarım kapsamında ve onun üretim kuralları ile ele alınmalıdır. Kitapta bu üretimin nasıl yapılabileceğinin ve yapılabilmesi için hangi bilgilerin veya nelerin gerekli olabileceğinin cevapları aranmaya çalışılmıştır. Bundan dolayı da düşsel aşamadan nesnel görüntü aşamasına kadar olan tüm süreç incelenmiş ve gerekli olan bilgiler teknik ayrıntıları ile birlikte okuyucunun bilgisine sunulmuştur.
Kitapta teorik içerik bağlamında grafik tasarım, grafik tasarım tarihçesi, grafik tasarım ilke elemanları, grafik tasarım ve iletişim, grafik tasarım ve görsel algı, bilgisayarda grafik tasarım konu başlıkları ile ele alınmıştır. Uygulama bağlamında Corel Draw yazılımı benzerlerinden çok farklı bir yöntemle, bir tasarımcı sanatçı perspektifiyle detaylı şekilde örneklerle incelenerek açıklanmıştır.
Grafik tasarım alanında üretim yapan, yapmak veya bilgi sahibi olmak isteyen herkesin ilgisini toplamaya aday olan kitabın tamamı renkli ve birinci sınıf baskı ve kağıttan hazırlanmıştır.

Sanat Tasarım ve Görsel Kültür

Doğal çevrenin yanı sıra, görmekten mutluluk duyduğumuzda da istemesek bile maruz kaldığımız görülecek o kadar çok nesne, o kadar çok görüntü (imaj) var ki! Odalarımıza, çalışma mekanlarımıza şöyle bir bakalım: Duvarlarımızda afişler, ünlü sanatçılara ait ofset ya da dijital tekniklerle yeniden üretilmiş resimler (ya da gücümüz yetiyorsa 'özgün' tablolar); 'güzel tasarlanmış' çaydanlıklar, telefonlar, masalar, sandalyeler, bilgisayarlar, lavabolar, yüzünüze layık makyaj malzemeleri... Yetmedi: Dışarıda 'büyük ve çekici' reklam panoları, son model arabalar, 'bakımlı' hanımlar ve beyler, etkileyici binalar, bizi avlamaya çalışan albenili vitrinler, meydanlarda heykeller... Televizyon ve bilgisayar ekranlarından, dergi ve gazetelerden yağmur gibi gözümüze gözümüze yağan görüntüler...
Etrafımızda gördüğümüz, tamamen insan tarafından icat edilen nesneler ve bunların yeniden üretilmiş görüntüleri, sanat ve tasarımın hangi boyutuna girer? Görsel kültür içinde, 'sanat olan' ve 'sanat olmayan' arasındaki sınırın ortadan kalktığı ya da iyice muğlaklaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Artık gerçekten ikna edecek ölçütler koymak olanaksızmış gibi. Biliyoruz ki, kültürel yaşantımızda, hangi görüş ileri sürülürse sürülsün, hangi eğilim baskın olursa olsun, hiçbiri tarafsız değil. Her türlü tarafsızlık ve evrensellik iddiasının ideolojik bir kurgu olduğu aşikar.
Malcolm Barnard'ın bu çalışması, biryandan görsellik, sanat ve tasarımın farklı boyutlarına eğilerek aralarındaki ilişkileri açıklamayı; biryandan da bunların anlamlarının yere, zamana, farklı toplumsal katmanlara, ülkelere vs. göre nasıl değişebileceğini göstermeyi amaçlıyor.

Tam Benim Tipim

"YILIN EN İYİ KİTAPLARINDAN" Amazon

"Büyüleyici... Gerçek ve mizah arasında mükemmel bir denge yakalıyor. Bu kitabı okumak bakışınızı değiştirecek." Time Out

Tam Benim Tipim bir font kitabı. Binlerce fontu alt alta sıralayan katalogvari bir kitap değil -öyle olsa muhtemelen bir uluslararası çoksatan olamazdı. Tersine; gerçek öyküler üstüne kurulmuş hayli eğlenceli bir kitap elinizdeki. Gutenberg'in ilk harf kalıbını dökmesinden, Steve Jobs'ın onları bilgisayarımızın font menüsüne doluşturup "modern zaman font salgınını" başlattığı ana, pek çok şaşırtıcı ve hatta kimi zaman büyüleyici öykünün kahramanı bu kitapta bahsedilen fontlar.

Helvetica neden ve nasıl bütün dünyayı istila etti ya da daha romantik bir deyişle, "şehirlerin parfümü" haline geldi? IKEA'nın fontunu değiştirmesi nasıl oldu da "İsveç kaynaklı en büyük infial" olarak anılacak bir toplumsal tepkiye sebep oldu? Obama'yı Beyaz Saray'a bir font taşımış olabilir mi? Neden 30'ların Art Deco'su Amy Winehouse'a böylesine yakışıyor? Bir fontu, bir ülkeye, bir dine, bir döneme, bir mesleğe ya da bir duyguya has kılan şey tam olarak nedir? Arial'ın dingin kim(liksiz)liğinden, Times New Roman'ın pratik ciddiyetinden, Comic Sans'ın rahatsız edici hafifliğinden - ve kullanımını yasaklama kampanyasından- kimler sorumlu? Trajan'ı bütün kötü film posterleri için vazgeçilmez kılan ne? Tüm zamanların en iyi ve en kötü fontları hangileri? Ve tabii, kaçınılmaz soru; seçtiğin font senin hakkında ne söylüyor?

Tabelalardan menülere, havalimanlarından giysilerinizin etiketlerine, baktığınız her şeyi farklı görmenizi sağlayacak bir kitap Tam Benim Tipim.

"Eğer öğle yemeğindeki kaşığın şeklini hatırlıyorsanız, şekli yanlış demektir," Adrian Frutiger, iyi bir fontun farkedilmez olması yönünde görüşünü paylaşırken…

Çağdaş Tipografinin Temelleri

Son birkaç on yıldır görüntüleme ve baskı teknolojileri alanındaki hızlı gelişmeler ve köklü değişimler görsel iletişim ve grafik tasarım alanına da yansımış, tipografinin geleneksel, klasik ve modern ilkelerini sarsmıştır. Postmodern tipografi sayısal teknolojilerin yarattığı bu ortamda filizlenmiş, uzak ve yakın geçmişin tüm görsel değerlerinin yanında kendine bir varlık alanı yaratmıştır.

"Görsel iletişim ve Grafik Tasarımda Çağdaş Tipografinin Temelleri" başlıklı elinizdeki bu kitap, sadece geleneksel, klasik ve modern dönemin değil, aynı zamanda postmodern çağın olgularına da ışık tutmaktadır. Kitabın adındaki "Çağdaş" sözcüğü sadece 20.Yüzyılı değil, böylelikle günümüzü de imlemektedir.

Kitap, yazarın uzun yıllar Hacettepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Bölümü'nde verdiği Temel Sanat Eğitimi, Temel Grafik Eğitimi, Desen, Yazı, Tipografi, Bilgisayar Destekli Tasarım, İllüstrasyon, Animasyon, Staj, Ambalaj Grafiği, Grafik Atölye ve IV. Sınıf Mezuniyet Projesi ders notlarından, ders anlatımı esnasında öğrencilerden gelen sorulardan ve akademisyenliğinin yanı sıra uzun yıllar boyunca sürdürdüğü profesyonel tecrübelerinin sağladığı birikimle yazılmıştır.

Modern Sanat ve Yeni Tipografi

Tipografi alanında geçerliliklerini günümüzde de sürdüren ilke ve uygulamaları kavrayabilmek ve tipografiyi yaratıcı ve iletişime yönelik bir alan olarak kullanabilmek için, modernist öncülerin 20. yüzyıl başlarındaki edebi ve sanatsal deneylerinin arkasında yatan felsefi düşünceleri iyi öğrenmek gerekir. Modern tipografinin önemli yapıtlarının renkli ve siyah - beyaz örnekleriyle desteklenen bu çalışmada, yayınladıkları kitap, dergi, manifesto ve makalelerle Yeni Tipografi düşüncesini görselleştiren öncü sanatçılar kendi söz ve yazılarıyla ele alınıp incelenmektedir.

İzmler Sanatı Anlamak

Türk sanatseverler, sanat tarihini biçimlendiren akımların anlatıldığı İzmler Sanatı Anlamak kitabınaTürkçe çevirisiyle kavuşuyor.

Bir el kitabı niteliğinde hazırlanmış olan İzmler Sanatı Anlamak, diğer akım kitaplarının aksine, boyutu, zengin görseli ve akılcı yönlendiriciliği sayesinde gerekli özet bilgiyi okuyucuya kolayca aktarıyor ve sanata ilgisi olan herkese akımları tane tane, sıkmadan, bunaltmadan ve gereksiz detay bilgiyle boğmadan anlatıyor.

Rönesans, Barok, 19.Yüzyıl, Modernizm ve Post-Modernizm ana başlıklarının altında Hümanizm, Duygusalcılık, Romantizm, Sembolizm, Kübizm ve Minimalizm'den Yeni Dışavurumculuğa 56 akımın özenle incelendiği her akıma ayrılan iki sayfada söz konusu akımla ilgili giriş bilgisi, başlıca sanatçılar ve önemli yapıtları, anahtar sözcük listesi, gezilmesi önerilen müzelerle, benzer ve zıt akımlar yer alıyor.

İzmler Sanatı Anlamak, sanatla ilgili herkesin sahip olması gereken yetkin bir "Sanat Akımları El Kitabı".

Çizgi Bilim Serisi - Estetik

Güzellik nedir ve hakikat nedir?
Peki estetiğin bu ikisi ile nasıl bir ilişkisi var?

Algı ve duygularımız aracılığı ile deneyimlememizin doğasına ilişkin felsefe dalı estetiktir. Estetik çalışması; felsefi, sanatsal ve edebi uygulamaları ile Romantik dönemin hemen başında el üstünde tutulur hale geldi. O zamanlar farkına varılan şey estetiğin şimdi ile olan ilişkisiydi.

Estetik günümüzde sadece akademik bir çalışma alanı değil aynı zamanda duygu üzerine kurulu felsefi bir yaşam kurmak için gerekli bir araçtır. Elinizdeki kitap Platon'dan postmodernist düşünürlere kadar çok geniş bir soruşturma alanını kapsayan bir rehberdir.

Tasarım Felsefesi

Üstlenmiş olduğu insan, toplum, bilim, sanat ve endüstri arasındaki ontolojik, epistomolojik ve aksiolojik ilgiyi ilk baskısından bu yana korumayı sürdüren Tasarım Felsefesi, üniversitelerimizin yanı sıra Türk Cumhuriyetlerinin üniversitelerinde de okutuluyor.

Tasarım, insanın tinsel yaratma erkiyle meydana getirdiği, doğaya alternatif bir varlık alanıdır. Bu varlık alanı bilimden sanata, felsefeden tekniğe insanın yarattığı her türlü nesne, ürün ya da yapıtı içine alan bir kültür dünyasıdır. Böylesi geniş bir dünyayı kavramak, tekil varlık alanlarıyla sınırlanmış bilimlerden ziyade ancak felsefenin "harcı" olabilir. Tasarımı kendine özgü varlık tarzları ve kategorileriyle birlikte topyekün ele alan disiplinin adı estetik felsefesidir. Tasarım Felsefesi, geleceğin insan merkezli, hümanist ve tasarım odaklı dünyasının temelini oluşturacak bir estetik biliminin "yapıtaşlarını" belirlemeyi amaçlamaktadır.

Kitapta tasarım olarak bilim, sanat ve teknik arasındaki ilişkinin yanı sıra mimarlık, kent, resim, müzik ve edebiyat gibi belli başlı tasarım modelleri çözümlenmektedir. Endüstri tasarımı ise ayrı bir bölümün konusunu oluşturmaktadır.

Bu bölümde günümüz dünyasının vazgeçilmez bir ögesi olan endüstri ürünlerinin sanat ve tekniğin arakesitindeki çetrefil konumu, etik ve toplumsal açılımlarıyla birlikte bir estetik felsefesi problemi olarak ele alınmaktadır.

Bu Bir Pipo Değildir

Michel Foucault, Magritte'in tedirgin edici resimlerinden birkaçına aklını takmıştı. Hem bu resimlerle, hem de ressamla uzun uzun söyleşti, uzun uzun düşündü ve kısaca, ama sıkıştırılmış barut gibi, okurun zihnini patlatmaya aday bir kitapla çıkageldi. Gördüğümüz, gördüğümüz müdür? Bu bir pipodur. Mudur?

Yorum Yazın